Almanya’nın önde gelen havayolu şirketi Lufthansa, tarihinin en zor dönemlerinden birini yaşıyor. Pilotların grevlerinin ardından, kabin personelinin de iş bırakma kararı almasıyla birlikte, havayolu ulaşımı ciddi bir krizle karşı karşıya kaldı. Şirketin 100. kuruluş yılına denk gelen bu eylemler, çalışanların hak talepleri adına büyük bir protesto niteliği taşıyor.
Havayolu çalışanlarının bir araya gelerek başlattığı grevler, özellikle Avrupa’nın önemli hava trafiği merkezleri olan Frankfurt ve Münih’teki uçuşları olumsuz yönde etkiliyor. Pilot sendikası Vereinigung Cockpit (VC) ve kabin personelini temsil eden UFO sendikasının ortaklaşa aldığı 15-16 Nisan tarihli 48 saatlik grev kararı, Çarşamba günü TSİ 01.00 itibarıyla başlayacak.
Sendikalar, iki yıldan bu yana masada bekleyen ücret artışı ve çalışma koşulları taleplerinin göz ardı edilmesini eleştiriyor. VC, yaklaşık 5 bin pilotu temsil ederek, yüksek enflasyonun etkisiyle yaşanan maddi kayıpların telafi edilmesini ve emeklilik katkı paylarının artırılmasını talep ediyor. Öte yandan, 19 bin çalışanı temsil eden UFO sendikası da maaş zammı, öngörülebilir vardiya planlaması ve yan haklarda iyileştirmeler bekliyor.
Lufthansa yönetimi, işçilerin taleplerini “şirketin rekabet gücünü tehlikeye atacağı” gerekçesiyle reddediyor. Ancak, yıllık milyonlarca euro kâr açıklayan bir şirketin, çalışanlarının emeklilik haklarını “risk” olarak görmesi, kamuoyunda tepkilere yol açıyor.
Grevlerin sonuçları, yolcular üzerinde de olumsuz etki yaratıyor. Frankfurt Havalimanı’nda 570 uçuş iptal edilirken, 50 binden fazla yolcu mağdur oldu. Münih Havalimanı’nda ise, çoğu Lufthansa’ya ait yaklaşık 720 uçuş programdan çıkarıldı. Havalimanı işletmecisi Fraport, iptallerin ve gecikmelerin gün boyunca devam edeceği konusunda uyarılarda bulundu.
Ayrıca, Lufthansa’nın Frankfurt’taki genel merkezi önünde büyük bir protesto planlanıyor. Almanya Başbakanı Friedrich Merz’in katılması beklenen 100. yıl kutlamalarında, sendikalar eylem yapacaklarını duyurdu. İşçiler, görkemli kutlamaların yerine, emekçilerin haklarının konuşulması gerektiğini vurguluyor.