1 Haziran 2026 tarihinde yayınlanan bir raporda, uluslararası finans kuruluşu Jefferies International’ın stratejisti Durukal Gün, Türkiye’ye yönelik çarpıcı bir ekonomik senaryo sundu. Rapora göre, ABD’nin geçen yıl Arjantin’e sağladığı benzer bir döviz swap hattının Türkiye’ye de sunulması, Türk yetkililerin liranın değer kaybını yönetme, enflasyon beklentilerini kontrol altına alma ve dolarizasyonu önleme çabalarına yardımcı olabilir. Ayrıca bu adımın, yatırımcıların artan finansal riskleri göz önünde bulundurarak son dönemlerde yükselen Türkiye’nin kredi risk primini (CDS) azaltabileceği öngörülüyor.
**Seçim Sürecinde “Arjantin Modeli” Önerisi**
Stratejist Gün, Türkiye’nin erken seçimler öncesinde ABD’den benzer bir döviz swap hattı almasının “makul bir senaryo” olduğunu belirtti. Türk ve ABD yetkilileri arasında bu konuda resmi bir görüşmenin yapılmadığı biliniyor. Ancak, Türkiye’de normal koşullarda 2028 ortasına planlanan seçimlerin erkene alınabileceği yönündeki spekülasyonlar, analistler ve bazı milletvekilleri tarafından gündeme getiriliyor. ABD Hazine Bakanlığı’nın Arjantin’e yönelik sağladığı destek paketi, merkez bankası ile 20 milyar dolarlık bir döviz swap anlaşmasını ve doğrudan peso alımını içeriyordu. Bu önlemler, Fed’in geleneksel swap hatlarından farklı olarak, ara seçimler öncesinde pesodan kaçışı engellemeye yönelikti.
**Ekonomik Durgunluk ve Artan Siyasi Riskler**
Gün, dolar swap hattı önerisinin, yabancı yatırımcıların yüksek petrol fiyatlarının Türkiye’nin ödemeler dengesi ve büyümesi üzerindeki olumsuz etkileri konusunda endişelerinin arttığı bir dönemde gündeme geldiğini belirtti. Bugün açıklanan resmi veriler, Türkiye ekonomisinin yılın ilk çeyreğinde yalnızca %0,1 büyüdüğünü, bir önceki çeyrekteki %0,4’lük büyümeye kıyasla belirgin bir yavaşlama gösterdiğini ortaya koydu. Ayrıca, ana muhalefet partisi liderinin görevden alınmasına neden olan mahkeme kararı sonrasında da siyasi risklerin arttığı gözlemleniyor. Merkez bankası, liranın enflasyon karşısında daha yavaş değer kaybetmesini sağlamak amacıyla döviz ve altın rezervlerini satmayı sürdürürken, Mart ayında elindeki ABD Hazine tahvillerinin büyük bir kısmını portföyünden çıkardı. Bloomberg verilerine göre, bu gelişmeler Türkiye’nin CDS oranlarını Ocak başındaki 204 baz puandan yaklaşık 240 baz puana çıkardı. Risk primi, mahkeme kararı sonrası geçen ay 260 baz puanın üzerine çıktı.
**Yeni Ekonomik Dönem: Enflasyon ve Faiz Politikaları**
Yayınlanan raporda, kısa vadeli piyasa stresinin, geçen yıl İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasının ardından yaşanan satış dalgası kadar derinleşmeyeceği belirtiliyor. Ayrıca, Türk lirasının sunduğu cazip reel getiriler sayesinde yerleşiklerin dolarizasyonunun sınırlı kaldığı ifade ediliyor. Fakat, son yaşanan şoklar Nisan ayı enflasyonunu %32,4’e çıkartarak, bu yıl beklenen faiz indirimi tahminlerini olumsuz etkiledi. Merkez bankası, faizleri sıkılaştırmak amacıyla bankalara resmi %37 yerine %40 oranından fonlama yapmaya başladı.
**2026 ve 2027 İçin Faiz ve Enflasyon Tahminleri**
Stratejist Durukal Gün, ABD-İran anlaşması olasılıkları doğrultusunda Merkez Bankası’nın Haziran ayında faiz artırımına gitmeyeceğini ifade etti. Gün, bankanın faiz koridorunu ayarlayarak yavaş bir yanıt vereceğini, politika faizindeki değişiklikleri ise daha büyük şoklar için saklayacağını öngörüyor. Jeopolitik durumun olumlu ilerlemesi halinde dahi, 2026 yılında faiz indirimleri için alanın kısıtlı olacağını belirten Gün, enflasyonun 2026 sonunda %31, 2027 yılında ise %25 olacağını tahmin ediyor.
