Mustafa Yeneroğlu: AK Parti sorumluluklarını seçim döneminde hatırlıyor

Demokrasi ve Atılım (DEVA) Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Yeneroğlu, “AK Parti’de tuhaf bir mekanizma gelişti. Sorumluluklarının bazılarını seçim döneminde hatırlıyorlar. Sonra da bunları vaat diye bir araya getirip seçim beyannamesi yazıyorlar. Oysa sorun; AK Parti yönetimindeki arkadaşlarımızın adalet bilincinden çok uzaklaşmış olmasıdır” dedi.

DEVA Partili Yeneroğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıkladığı AKP’nin seçim beyannamesinde yer alan vaatlere ilişkin yazılı açıklama yaptı.  Yeneroğlu’nun açıklaması şöyle:

“AK Parti’de tuhaf bir mekanizma gelişti. Sorumluluklarının bazılarını seçim döneminde hatırlıyorlar. Sonra da bunları vaat diye bir araya getirip Seçim Beyannamesi yazıyorlar. Oysa sorun; AK Parti yönetimindeki arkadaşlarımızın adalet bilincinden çok uzaklaşmış olmasıdır. Bu durumda istedikleri kadar vaatte bulunsunlar, hiçbir işe yaramaz. Daha iki sene önce açıkladıkları İnsan Hakları Eylem Planı’nı gördük. Vaatlerin üçte ikisi bile yerine getirilmedi.

“Sorunu ortaya çıkaranlar çözümün mimarı olamazlar”

Bir başka ofsayt da parti kapatmayla ilgili. Cumhurbaşkanı ve ortağı bir siyasi partiyi kapattırmak için uğraşıyor. AK Parti de ‘Şayet iktidar olursam siyasi parti kapatma zorlaşacak’ diyor. Haberleri olsun, zaten iktidardalar. Ayrıca beyannamede, Kürtçe tiyatro oyunlarının sahnelenmesini mümkün hale getirdiklerini yazmışlar. Oysa daha geçen sene Mersin’de, Adana’da Kürtçe tiyatro oynanması yasaklandı.

“Sayın Cumhurbaşkanının AİHM’e yönelik ‘Tanımayız’ sözlerini unutmuyoruz”

Mülakatın kaldırılması talebimizi DEVA Partisi’nin eylem planlarında ve Millet İttifakı’nın ortak belgelerinde defalarca işledik. Kamuda mülakat nedeniyle hayallerinden ve hatta hayatlarından vazgeçen gençleri bir gün bile unutmadık. Sayın Cumhurbaşkanı mülakatı kaldırma vaadinde bulunuyorsa, önce mülakatla hakkına girdiği insanlardan özür dilemeli. 

AK Parti yönetimi, şayet iktidara gelirse AİHM ile iş birliklerini geliştireceklerini vaat ediyor. İktidarda olduklarını unutmuş olmalılar. Ama biz o kadar unutkan değiliz. Her fırsatta hukuku ayaklar altına alan uygulamaları hatırlıyoruz. Sayın Cumhurbaşkanının AİHM’e yönelik ‘Tanımayız’ sözlerini, ‘Hukuk arkadan gelsin’ diyen bakanları, Anayasa Mahkemesi kararlarını tanımayanları Bakan Yardımcısı yapanları, hakimleri AİHM kararlarına uymaması için baskı hatta tehdit edenleri unutmuyoruz. Mesela bundan sonra suç ve cezanın şahsiliğinin esas alınacağı söyleniyor. Demek ki bu zamana kadar insanlara akrabalarının eylemleri gerekçesiyle haksızlık yapılmış. Bu mağduriyetleri yaşayan binlerce vatandaşımız bugün bu beyannameye niye itibar etsin?

“Daha adil bir Türkiye’yi hep birlikte inşa etmek umudunu taşıyoruz”

İfade özgürlüğünde yeni dönem açacağı vaadi de evlere şenlik. Yıkılan evinin önünde röportaj veren depremzedenin dahi hapse girmekten korktuğu bir dönemde bu vaatler insanlarla açık açık dalga geçmektir. Beyannamede göze çarpan bir diğer başlık, işkenceye sıfır tolerans… Van’da helikopterden atılan Servet Turgut’un ağır işkence ile öldürülmesinin sorgulanmasına bile müsaade edilmedi. Bu iktidarın üstünde Servet Turgut’un ahı var.

Bir ülkede hukuk ne kadar korunuyorsa o ülkede o kadar refah vardır. Adalet varsa ekonomi de iyidir. Ancak bu halde vatandaş huzur içinde yaşayabilir, ocağında yemek kaynatabilir, çocuğuna mama alabilir, kredilere muhtaç olmadan yaşamını sürdürebilir. Bugün ne hukukun ne adaletin ne de refahın esamisinin okunmadığı ülkemiz işte bu nedenle, önemli bir yol ayrımındadır. Önümüzdeki seçimlerde bizi iki tane seçenek beklemektedir. Ya hukukun üstün olduğu bir sistemi hep birlikte inşa edeceğiz ya da tek bir kişiye bağlı ve bizi yoksulluğa mahkûm eden hukuk tanımaz zihniyete mahkûm olacağız. Daha adil bir Türkiye’yi hep birlikte inşa etmek umudunu taşıyoruz. Karar milletimizin.” (ANKA)

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir